30 Kasım 2010 Salı

The Killers'tan ''Christmas'' özel single'ı: Boots

2002 yılında Las Vegas'ta kurulan Indie Rock grubu The Killers, 2006 yılından beri devam ettiği geleneğini bozmayarak, Christmas için bu yıl da  özel bir single yayımladı.

Şu an için parçaya en ulaşılabilir yer olan Glogster'den The Killers özleminizi dindirebilirsiniz.

Bir de elimizde şöyle bir konser videomuz var.

Buyursunlar...

26 Kasım 2010 Cuma

Be "The Band" Müzik Yarışması


Babajim Istanbul Studios & Mastering ve Radyo Eksen ortaklığıyla düzenlenen Alternatif, Indie tarzları için düzenlenmiş müzik yarışmasıymış. 


Bir ara ciddi anlamda patlamıştı. Her yerden festival ve müzik yarışmaları ile ilgili organizasyonlar düzenleniyordu. Şu an bir geri çekilme söz konusu. Mesela Radyo Boğaziçi'nin düzenlediği Battle of the Bands'in finalinin ertelenmesi ve geçen seneki final ve sonrasının sönük geçmesi düşündürücü. 15. Roxy Müzik Günlerinin de birinci olan Eskiz ile ilgili sağda-solda çok fazla ses duymamızda cabası. 


Bir kaç yıl önce Feridun Düzağaç bir TV kanalında yarışmalara karşı olduğunu, düşüncenin yarıştırılmasının, rekabet ortamının oluşturulmasının mantıklı olmadığını söylemişti. Mantıklı geliyor. Sonuçta müziği üreten insanlar kendi iç dünyasında yaşadığı tüm isyanları, duyguları, hoşlukları kendi kapasitesi dahilindeki sesler ile ifade ediyor. İnsanların hislerinin yarıştırılması sonucunda kaybeden bir gruba "bu adamlar hislerini doğru yansıtamıyor" demek doğru değildir.

Tabi hisler, potansiyel yetenekler, post-modern müzikal düşünceler'in sektörel anlamda bir geçerliliği yoktur. Önemli olan mahalle ağzıyla söylemek gerekirse grupların her türlü "gideri olması" lazım. Zira bu ülke sınırları içerisinde acayip şanslı değilseniz yapabileceğiniz tek şeyin "giderinizi" göstermeniz. 


Neyse biraz iyi niyetli düşünüp, polyanna olalım. Söz konusu yarışma için 15 Ocak 2011'e kadar vaktiniz var. 


Yarışma detayları için;


http://www.myspace.com/bethebandmuzikyarismasi



25 Kasım 2010 Perşembe

HAFTANIN ŞARKISI | The Decemberists - We Both Go Down Together

2000'li yılların başında, Amerika/Portland/Oregon'da kurulmuş olan The Decemberists son zamanlardaki takıntımız...javascript:void(0)

Grup 18 Ocak 2011'de yeni albümü The King is Dead'i yayınlayadursun, biz hala 2005 yılında çıkardığı o leziz albüm Picaresque'te kalmaya devam ediyoruz. Pekte iyi yapıyoruz...

Picaresque'nin 2 numarası, bu haftanın şarkısıdır arkadaş!

Dinle!

Bir de hazır fırsatını bulmuşken, son albümden çıkan ilk single Down by The Water'ın, Conan O'Brien'da yer alan performansının videosuna, bir göz kulak atmanızı öneriyoruz.

http://www.myspace.com/thedecemberists
http://www.facebook.com/thedecemberists

24 Kasım 2010 Çarşamba

Ağlatıp, gittiler! | Midlake İstanbul Konseri

Ve gün itibariyle İstanbul'dan hüzün dolu müziklerin sahibi, saçlı, sakallı, 7 tane Texaslı adam geçti...

22-23 Kasım tarihlerinde İKSV Salon'da sahne alan Midlake bizlere hiç acımayıp, arkasında gözleri yaşlı bir şekilde bıraktı ve gitti.

Gittiğimiz 21 Kasım konserini baz alarak konuşacak olursak;

Öncelikle 7 tane saçlı, sakallı adam, tam da dendiği gibi 22:00'de sahnedeki yerini almıştı. Kimi zaman büyük sıkıntılar yaratabilen ''konser öncesi saatlerce bekleşme'' durumları yaşanmamasından ötürü direkt olarak sıkış tıkış olmayan ''Salon'''da yerimizi rahatlıkla alabilmiştik. Sadece birkaç ay önce tanıştığım 'sade ama yürek teli titreren' bir müzik icra eden bu güzel grubun parçalarını mp3 player ya da bilgisayar vasıtasıyla dinlemek bile başlı başına heyecan verici bir durumken, kanlı canlı bir şekilde izlemek tamamen eargasmın nirvanaya ulaşmasıydı benim için! Ardarda patlatılan hitlerle, tokat ardına tokat yiyen bizler doyamadık ki bu güzel insalara...


Winter Dies, Acts of Man, Bring Down, Young Bride, Roscoe, Head Home, Core of Nature... Hatırladığım kadarıyla Small Mountain haricinde beklenilen bütün parçalar da çalınmıştı.


Yer yer bize ''kısa mı kestiler parçayı'' dedirtseler de, bazı parçalara yerleştirdikleri uzun ve akıcı jam session'larla yağ gibi akıp gitti konser. Son olarak 2 parçalığına bis'e gelen grup, arkadasında gözleri yaşlı bir grup genç insan bırakarak, bir habere göre de soluğu Peyote'de almış!


Son olarak; sahnesine getirdiği ve getireceği bir çok ''nokta atışı gruba'' ön ayak olarak, ortamlara fena bir şekilde girmiş olan Salon ve onun yetkili kişilerine, kimseden tek bir olumsuz laf duymadığım bu güzel konseri sağladıkları için bir adet ''special thanks'' göndermeden de yapamiciğim.

Allahsızsın Midlake!

21 Kasım 2010 Pazar

Band of Horses'dan yeni video: Dilly

Geçtiğimiz günlerde Band of Horses'ın son albümü Infinite Arms'tan Dilly'e bir adet video geldi.

İlk olarak IMDb'nin sitesinden premieri yapılan bu ''kanlı canlı'' klibin hala izlemeyeni varsa, olmasın!




Band of Horses "Dilly" Music Video from Adam Richards on Vimeo.

20 Kasım 2010 Cumartesi

Mogwai'den Ses Geldi!

14 Şubat 2011 tarihinde piyasaya sürülecek olan yeni Mogwai albümü Hardcore Will Never Die, But You Will'den ilk sesler duyulmaya başlandı.

10 adet parçaya sahip olacak bu yeni albümden ilk single olarak Rano Pano da dinleyenlerin paylaşımına açıldı.

İtinayla saldırınız!

http://www.mogwai.co.uk
http://www.myspace.com/mogwai

[Back to the Future] Morissey - Derin Hafiflik


Blog ilk çıktığı zamanlarda aklımızda; sitenin içeriği her ne olursa olsun, yapacağımız şeyin 'farklı' olması vardı. Hani sorsanız, farklılaşma adına şu ana kadar yaptıklarınız sizi tatmin etti mi diye, büyük ihtimalle ''pek sayılmaz'' deriz. Dolayısıyla yaptığımız 'şey' içerik olarak tatmin edici bir yerde olsa bile, farklı olmak adına bir o kadar da gerilerde.

Aklımızda bir kaç yeni fikir var. Bunlardan bir tanesi de Roll'den geçmişe dair alıntılar yapmak.

Roll çoğumuzun severek okuduğu bir dergiydi . Müzik adına popüler olana maruz kalan kitle için, alternatif olanın dışa vurumuydu belki de. Geçen aylarda sarı yapraklı bu dergi malesef kapandı. Kapanma sebebi ne bilmiyoruz. Ancak artık Roll yok. Sadece elimizde kalan Roll sayıları var. Blog olarak eski Roll sayılarından el verdiğince alıntılar yapmak istiyoruz.

Bilirsiniz ki Roll röportajları ve diğer dergilerden çeviri röportajlarıyla 'ünlü' bir dergiydi. Özellikle Nme,Şos Inrockuptibles, Mojo ve Uncut gibi dergilerden çevirileriyle bizleri çok sevindirirdi. Uzun lafın kısası düşündük ki; hem Roll'ü unutturmamak adına hem de bloga farklı bir boyut katmak adına eski röportajları buraya ekleyelim dedik. Okuyanlar ve Roll'ü hiç okumayanlar için farklı bir deneyim yaratmak istedik. Umarım becerebiliriz. İlk denememiz Morissey'le. Haydi hayırlı traşlar.

MORISSEY - DERİN HAFİFLİK
Smiths'le bir araya geleceğime taşşaklarımı yerim daha iyi. Dikkat edin bu cümleyi bir vejetaryen söylüyor.

Yeni albümünüz "Ringleader of the tomentors"'un sözleri ve sesiniz yeni bir hayata başladığınız duygusu uyandırıyor?
Doğru, Yeni bir hayata başladım.Kendimi o kadar iyi hissediyorum ki, hafiflemiş gibiyim. Roma'da yaşamaya başladığımdan beri geçirdiğim değişim benim için şaşırtıcı.

Müziğiniz ve şarkı sözleriniz erotikleşmiş
O yeni değil hep erotikti.

"Ringleader of the tormentors"ı dinleyenlerin büyük çoğunluğu aşık olduğunuza hükmedecek, Haksız da sayılmazlar...
Evet, bir insana aşık değilim. Bir şeye aşığım. Albümdeki şarkılarda bunu anlatıyor zaten. Dolayısıyla bu konuyu deşmeyi bırakın.

Romaya taşınmanızın sebebi birisiyle birlikte olmanız değil mi?
İçinizdeki magazin muhabirini susturun artık. Cıvık bir magazin boyutuna girmesek daha iyi olmaz mı?

Uzun süre Los Angeles'ta yaşadıktan sonra niye birden Roma'ya taşındığınızı merak ettik. İngiltere'ye o kadar bağlı görünüyordunuz ki, sizi başka bir yerde düşünebilmek imkansızdı. Ama yedi yıl Los Angeles'ta yaşadınız, Şimdi'de Roma'dasınız...
Çok uzun zaman atgözlüğüyle yaşadım. Sık sık seyahat ediyordum, ama geçip gittiğim Avrupa kentlerine karşı bir hassasiyetim yoktu. Genel olarak ruh halim öyleydi, çok içe dönüktüm. Ama değiştim ve yeni ufuklara açıldım.

Müziğe dönelim...Yedi yıllık aradan sonra 2004'deki dönüş albümünüz "you are the quarry", artık sakin, yumuşak işler yapacağınız izlenimini bırakmıştı. Oysa yeni albümünüz bayağı rock bir albüm. İki albüm arasındaki farkın sebebi ne?
Yorgun ve bıkkındım.Ruh halim öyleydi.İtalya devreye girdi ve yeni şarkılar biçimlerini buldu.Roma bana gücünü,savaşkanlığını ve mücadele gücünü verdi. Enstrümantasyonları çoğalttık, bu sayede şarkılar çok katlı oldu.Bu arada, Tony Visconti'nin dahi bir prodüktör olduğunu belirtmem lazım, şarkılara bir sürü güzellik kattı.

Albümün ikinci parçası " dear god, please help me", efsanevi film müzikleri bestecisi Ennio Morricone de katılmış...
Morricone'nin albüme katılması tamamen tesadüfen oldu.Bizim kayıt yaptığımız stüdyo'ya uğraması gerekiyormuş. Ses mühendisleri bizi uyarmıştı: "Morricone stüdyoya ne zaman gelse, kayıt yapan müzisyenlerden birisi birlikte çalmayı teklif eder, o da her seferinde reddeder. Aklınızdan bile geçirmeyin. Kimleri redetmedi ki" Ama biz yine de ona parçalardan birini dinlettik.O da parçanın düzenlemesini yapmayı kabul etti.36 müzisyenden oluşan bir orkestra getirdi ve kendi dünyasına kapandı. Morricone'yi izlemek müthişti.Şarkının bütünü üzerinde düzenlemeler yaptı. Onu yaklaşmak çok zor, hep etrafı çevrili ve İngilizce bilmiyor. Geliyor,yapması gerekeni yapıyor ve gidiyor."
---------------------------------------------------------------------------------------------------
Pete Doherty'i nasıl buluyorsunuız?
Malesef müzikten çok medya sirkiyle iştigal ediyor. Bu feci bir tuzak ve her nedense Pete Doherty o tuzağa balıklama dalıyor. Kate Moss onu kendi düzenine çekmiş gözüküyor. Hal böyle olunca da Doherty'i umursamam için bir neden yok.Hayal kırıklığına uğrattıysam özür dilerim ama , durum böyle.

Arctic Monkeys hakkında ne düşünüyorsunuz? Albümlerinin adı (Whatever people say i am, that's what i'm not) çok Morrisey kokuyor. Bugünlerde hit olan o albümün adını duyduğunuzda ne düşündünüz?
O albümün adı Jools Holland'in "Later" adlı şovunda beni takdim edişini hatırlattı: İnsanlar hakkımda ne derlerse desinler, bahsettikleri ben değilim. Arctic Monkeys'in kitaba atıfta bulunacak zevkte olmaları memnuniye duydum. O grup hakkında bundan ötesinde bir fikrim yok.

Hiç dinlemediniz mi onları?
Bir defa televizyonda gördüm.
--------------------------------------------------------------------------------------------------
O günlerdeki halinizin bugünün gençliğinde aynı etkiyi uyandıracağını umuyor musunuz?
Hayır, asla öyle bir etki olmaz. Kamuoyunun zevkleri çok değişti.Herkes daha eğitimli ve şoklara daha çok şerbetli.

Yani Smiths doğru yerde doğru zamanda mı çıktı? Birkaç yıl önce ya da birkaç yıl sonra çıksaydı aynı etkiyi yaratmaz mıydı?
Asla yaratmazdı. Smiths ortaya çıktığında dünyanın gözü başka yerlerdeydi. İnsanları ancak öyle şaşırtabilirsiniz.Eğer gelişiniz bandoyla duyuruluyorsa, plak şirketiniz bas bas bağırıyorsa , kimseyi şaşırtamazsınız. Sessizce insanların arkasından gelip omuzlarına dokunmanız ve dönüp baktıklarında yüzlerinde oluşan ifadeyi yakalamanız gerekiyor. Ben bunu sık sık yapıyorum.

Bu soruyu sormak kaçınılmaz, çünkü bütün smiths fanlarının aklından geçirdiği bir şey: Yeniden bir araya gelme ihtimaliniz var mı?
Bu duyguyu anlıyorum. Ama bununla birlikte herkesin aklından geçen bir düşünce de var: Bol sıfırlı bir çek verirlerse, neden olmasın? Hayır, olmaz. Aradan 18 sene geçti.Artık ne ben onları tanıyorum, ne de onlar beni. Dolayısıyla neden sahneye çıkıp birlikte müzik yapalım ki? Anlıyorum, dağılmış bütün önemli gruplara bu soru sorulur, Benim cevabım prova edilmiş bir cevap değil (Beyler adam burada Pink Floyd'a laf sokmuş); Smiths'le tekrar bir Smiths'le bir araya geleceğime taşşaklarımı yerim daha iyi. Dikkat edin bu cümleyi bir vejetaryan söylüyor.

-----------------------------------
ROLL-107. Sayı
s36-38

Yeni Arcade Fire Videosu: The Suburbs

Yeni Arcade Fire albümü The Suburbs'ün aynı ismi taşıyan şarkısına tazecik bir de klip gelmiştir.

Klibin yönetmeni Spike Jonze de yine ''çocuğu koymuş''.

16 Kasım 2010 Salı

The Do'dan İlk Single: Dust It Off

Geçtiğimiz ay içerisinde, yeni albüm haberini şu şekilde vermiş olduğumuz The Do'dan ilk single geldi.

Dust It Off adındaki bu parçaya ulaşabilmeniz için bu adrese girip, mail adresinizi kaydettirmeniz yeterlidir.

E bu kadar güncel haberle birlikte, cağnım ülkemi 2011 yılında gerçekleşecek yeni albüm turnesi içerisinde de görmek ister bu gözler.

11 Kasım 2010 Perşembe

The Dears'dan Yeni Albüm ve Video Geldi

Yeni yeni tadını çıkardığım Kanadalı grup The Dears'tan güzel haberler gelmekte...

15 Şubat 2011 tarihinde Degeneration Street isimli yeni albümlerini çıkaracak olan grup, yeni albümün ilk single'ı Omega Dog'un canlı kaydından oluşan bir adet video yayımladı.

Grubun ismini duymamışlar için; 2005 çıkışlı No Cities Left ve akabinde yayımladıkları Gang of Losers albümleri önemle tavsiye edilir.

Kulaklarınızı itinayla kabartınız ey efendiler!



http://www.myspace.com/thedears
http://www.thedears.org

9 Kasım 2010 Salı

Kasım Ayında Konser Başkadır!

Bu günlerde, çok garip ama aynı zamanda hoşuma da giden bir tabir olan ''pastırma sıcakları''nı yaşasakta, soğukların bastırmasıyla beraber sezonun açılması, konser mevsimini de iyice hareketlendirmeye başladı.

Birçok mekanda, birçok sevdiğimiz grubu, her hafta bir yerlerde izleyebilme şansına sahip olmamız da en güzel bişi.
Neyse, yine bu ay içerisinde yapılacak bir kaç etkinliği bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyoruz ki;


En son 21 Nisan gecesi Babylon'da görüp, şöyle de haberini verdiğimiz eski Lamb vokali Lou Rhodes, 10 Kasım tarihinde Babylon'da bir kez daha sahne almaya hazırlanıyor.

Konserin Biletix fiyatı ise; 33.50 tl





Ardından bas bas bağırıp yaydığımız, son zamanların takıntı grubu Midlake'in 22-23 Kasım tarihlerinde IKSV Salon'da verecek olduğu konser mevcut.

Onun da Biletix fiyatı; Tam: 45 tl, Öğrenci: 28 tl

Kapıdan alacaklara Tam: 40 tl, Öğrenci: 20 tl olarak gözüküyor.




Yine geçtiğimiz yıl Ekim ayı içerisinde solo projesi sebebiyle Ghetto'da sahne alan Azam Ali bu sefer de sufilerin gizemli dünyasında yolculuğa çıkarıcı, Fars ve Hint kültürleriyle bezeli müziğiyle ''Niyaz'' olarak bir kez daha ülkemize ayak basıyor.

Konserin bilet fiyatı Biletix'de; 39 tl




Ve bir de son dakika golüyle Aralık ayında geleceğini öğrendiğimiz eski Hole ve The Smashing Pumpkins basscısı kızıl hatunumuz  Melissa Auf der Maur...

17 Aralık tarihinde IKSV Salon'da sahne alacağı açıklanan MAdM'nin konserinin bilet fiyatları ise;

Kapıdan: 25 tl - 40 tl
Biletix'de: 28 tl - 45 tl

4 Kasım 2010 Perşembe

Steven Wilson ve Mikael Åkerfeld



Sıcağı sıcağına..

İkili çok yakın bir zaman dilimi içerisinde özel bir projede beraber çalışacakmış. Hatta Portnoy'un bile ismi geçiyor.

1 Kasım 2010 Pazartesi

A Perfect Circle Geri Geldi!

A Perfect Circle'ın dönüşünü daha önceden A Super Comeback diyerek duyurmuştuk sizlere.

Geçtiğimiz günlerde, bu dönüşün kanıtını da Jimmy Kimmel Live aracılığıyla bir kez daha görmüş olduk.

Passive, Weak And Powerless ve Judith ile tekrardan aramıza dönmüş olmanın mutluluğunu yaşatan APC, bakalım önümüzdeki günlerde ne gibi atraksiyonlarla daha karşımızda olacak.

Görelim, bakalım, izleyelim...